KİMİN İÇİN YAŞIYORSUN | Arman Takan
1419
post-template-default,single,single-post,postid-1419,single-format-standard,bridge-core-2.2,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,qode_grid_1200,hide_top_bar_on_mobile_header,qode-content-sidebar-responsive,qode-theme-ver-20.7,qode-theme-bridge,disabled_footer_top,wpb-js-composer js-comp-ver-6.2.0,vc_responsive

KİMİN İÇİN YAŞIYORSUN

Bu yaşamda her insanın en az bir kere kendine sorduğu bir soru olduğuna inandığım bir şey var: Kimin için yaşıyorum? İlk ve akla en kolay gelen cevap elbette ki “kendim için yaşıyorum” olacaktır. Ancak gerçek de öyle mi peki, hepimiz bu yaşamı kendimiz için mi yaşıyoruz gerçekten de?

Bir avazla doğduğumuz hayatlarımızda geçirmeye başladığımız ilk anımızdan itibaren hiç bilmediğimiz bir yaşama biraz içgüdüsel zamanla da bilinçli bir adaptasyon geliştirmeye başlıyoruz. İçine doğduğumuz ailenin üyelerinin biz dünyaya gelene kadar hem bireysel anlamda geliştirdikleri kişilikleri hem de eş olarak geliştirdikleri birlikte ve aile olma pratiği; bu yaşamda maruz kaldığımız, karakterimize etki edecek ve kişiliğimizin oluşmasında payı olan ilk ve en önemli etkidir.

Kendisinin bu yaşamı kim için yaşadığını sorgulamamış, bu yaşamdaki varlığının nedenine ilişkin kendine sorular sormamış, aslında kim olduğunu merak etmemiş, eksikleri ile yüzleşme cesareti gösterememiş, kendinin daha iyi bir haline ulaşmak için herhangi bir çabaya girişmemiş aile bireylerinin bizim kendimiz olmamıza yardımcı olması mümkün müdür? Kendinin gerçekte kim olduğunu hiç merak etmemiş ve dolayısıyla kendini bulmak için de herhangi bir yolculuğa çıkmamış bir ebeveynin çocuğunu bu konuda tam da bu yönde yönlendirmesi ve teşvik etmesi ne kadar mümkündür?

Bu hayata doğmasına vesile olduğu çocuğunun tam da bu sebeple sahibiymiş gibi davranan, onun kendinden bağımsız bir canlı, varlık, karakter ve kişilik olduğunu ve dahi olması gerektiğini hala düşünemeyen bir anne veya babanın, çocuğunun kendi yoluna gitmesini istemesi bu haliyle olası görünmüyor. Kendi doğrularını, kendi yargılarını, kendi inançlarını üzerine tartışılacak bir başlık değil de sorgulamadan kabul edilmesi istenilen bir buyruk olarak aktaran ve hatta dayatan ebeveynlerden oluşan bir ailenin çocuğunun bu hayatı kendisi için yaşamasına olanak sağlayacak ilk ışığın elektriği kesilmiş olur.

Kendisi için, kendi istek ve arzuları, kendi hedef ve amaçları için yaşamamış, bunun doğru ve mümkün olduğu kendisine anlatılmamış ve normalleştirilmemiş ebeveynlerin çocukları üzerindeki etkilerinin farkında olmamaları makul görünebilir ve onları mazur görebiliriz, bir yere kadar. Zira hiçbir kuşak bir öncekinden geriye gitmez, her bir nesil diğerinden daha fazla bilgi ve yeni bilgiler edinmek için de çok daha fazla araca sahiptir. Bu yüzden, bugüne kadar benimsediğimiz her şeyin değiştirilebilir olmasa da eleştirilebilir olduğunu kabul etmek bugünden sonrası için ilk adım olabilir. Bugüne kadar kendin için yaşamamış olmak bundan sonra da böyle olacağı anlamına gelmez. Kendin için yaşamaya başlamak, hatta bunun için çabalamak bile bu yaşamdaki en değerli şeylerin başında gelir. Bugün kendin için yaşamak, bu bilinci benimsemek, başkalarının da “kimin için yaşıyorum” sorusuna gün gelip “kendim için yaşıyorum” cevabı verebilmelerine yardımcı olur.

O zaman senden ricam, dur ve kendine şu soruyu sor: Kimin için yaşıyorum? Soruya verdiğin ilk cevap ya da içine doğan ilk his doğru olandır. Ve eğer bu ilk cevap ya da içine doğan his: “kendim için yaşıyorum” değilse hayatında değiştirmen gereken bir şeyler var demektir. Ancak buna üzülmemelisin, bunu hiç farkında olmayabilir, değişim fırsatını yakalamadan koca bir ömrü ya da hayatının kalan zamanını tüketebilirdin. Artık öyle değil ve bir şeyleri farklı yapmak için bir fırsatın var. O zaman sana kolay gelsin. Olur da yardıma veya rehberliğe ihtiyacın olursa seslenmen yeterli. Görüşmek üzere…

Işığımız daim olsun, sevgilerimle,

Arman TAKAN

 

“Kimin İçin Yaşıyorsun” yazısı Arman TAKAN’a aittir. Kaynak gösterilmeden bir kısmının veya tamamının kullanılması yasaktır.

DİĞER BLOG YAZILARI

İnsanın bu yaşamdaki varlığı, yaşamın onun karşısına çıkardıklarını, önüne getirdiklerini karşılama şekli kişiden kişiye değişkenlik gösterir. Buradaki en temel farklılık i...

Güneşli güzel bir gün ya da hava koşullarından bağımsız olarak neşeli olarak başlanmış bir günün tüm tadını kaçıracak, o an içinde bulunulan tüm olumlu ve olumsuz duyguları bir ...

Herkesin dilinden düşürmediği bir kavram “girişimci” ancak kime dendiğine dair hala belirsizlikler barındıran bir kavram. “Girişimci Kimdir?” sorusunu şu şekilde cev...

Genel olarak bir işletme kurmak “girişimcilik” olarak algılanıyor olsa da girişimciliğin birçok farklı türü vardır. Girişimcilik türlerini şu şekilde başlıklandırmak ve a...


ARŞİV

KATEGORİLER